Masseter kası, üst çeneden alt çeneye uzanan oldukça büyük bir kastır. Bu kasın aşırı aktivitesine bağlı olarak dışardan görünecek şekilde büyümesine “masseter hipertrofisi” adı verilir. Masseter hipertrofisi diş sıkma ve gıcırdatmaya bağlı olarak gelişebileceği gibi sıklıkla sert yiyecekler tüketen ve sakız çiğneyen bireylerde de görülebilir.
Masseter botoksu (çene botoksu) çene kaslarında görülen aktivite artışının Botulinum toksin uygulamasıyla azaltılmasını ve nihayetinde kas kasılmasının engellenmesini sağlamak amacıyla yapılan bir uygulamadır.
Çene botoksu olarak da bilinen masseter botoksu, masseter kasının aşırı aktivitesi sonucu yüzün alt bölgesinde görülen köşeli formu veya asimetrileri ortadan kaldırmak amacıyla uygulanır. Gün içinde veya gece diş sıkma veya gıcırdatmayla karakterize bir durum olan bruksizm, dişlerde aşınma, periodontal lezyonlar, temporomandibular eklem bozuklukları ve kas ağrısı gibi çeşitli sorunlara yol açabilir. Diş sıkan hastalara okluzal splint, ilaçlar, davranışsal yaklaşımlara ek olarak çene botoksu uygulaması yapılabilmektedir.
Masseter botoks işlemi ile yüzün alt bölgesinde kasın aşırı aktivitesine bağlı olarak gözlenen köşeli görünüm ortadan kalkarak daha oval bir form alması sağlanır. Masseter botoks cerrahi bir işlem değildir. İşlem esnasında veya iyileşme döneminde ağrı gözlenmez. Masseter botoks, diş sıkmaya bağlı olarak gelişen ağrıların kontrol altına alınmasında yardımcı olabilir.
Cerrahi müdahale (ameliyat) gerektirmeden, genellikle iğneli işlemler, lazer teknolojileri veya özel cihazlar kullanılarak cildi gençleştirmeyi, yenilemeyi ve şekillendirmeyi amaçlayan güvenli uygulamalardır. Botulinum toksin (botoks), dolgu, gençlik aşıları, mezoterapi ve lazerle cilt yenileme en popüler örnekleridir.
Botoks: Mimik kullanımına bağlı oluşan dinamik kırışıklıkları (alın, göz çevresi vb.) kasları geçici olarak gevşeterek hafifletir.
Dolgu: Yaşla birlikte azalan hacmi geri kazandırmak, derin kırışıklıkları doldurmak veya hatları belirginleştirmek (dudak, çene, elmacık kemiği) amacıyla kullanılır.
Hayır, işlemler oldukça konforludur. Uygulama öncesinde bölgeye lokal anestezik kremler sürülerek cildin uyuşması sağlanır. Ayrıca kullanılan birçok enjektör veya cihaz sistemi kendinden ağrı azaltıcı teknolojilere sahiptir.
Evet, medikal estetik uygulamalarının en büyük avantajı "öğle arası estetiği" olarak adlandırılmalarıdır. İşlem sonrasında hafif bir kızarıklık veya küçük morluklar oluşabilir ancak bunlar makyajla kolayca kapatılabilir ve sosyal hayatınızı etkilemez.
Hayal ettiğiniz taze ve dinamik görünüm için aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya hazırız; bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz