Cildin elastikiyet ve sıkılığını artırmak için kullanılan bir tedavi yöntemidir. İçeriğinde bulunan hyaluronik asit ve Somon DNA’nın birleşmesiyle cildin ihtiyaç duyduğu nem hızla artar, bunun sonucunda da cilt elastikiyeti artarak ciltte hem sıkı bir görüntü hem de ışıl ışıl bir parıltı oluşur.
Somon DNA Aşısı neme ihtiyaç duyan her bölgeye uygulanabilir. Ancak daha çok göz çevresi, boyun, alın, eller, yüz ve dekolte bölgelerine sıklıkla uygulanmaktadır. Bu bağlamda;
Görülmesi beklenen etkiler tıpkı gençlik aşısı, nem aşısı ve ışık dolgusu uygulamalarında olduğu gibidir. Somon DNA Aşısı uygulamasının ardından 2 ila 6 saat içerisinde geçecek küçük kızarıklıklar dışında herhangi bir olumsuz etki yaşanmaz. Bunun dışında;
Cerrahi müdahale (ameliyat) gerektirmeden, genellikle iğneli işlemler, lazer teknolojileri veya özel cihazlar kullanılarak cildi gençleştirmeyi, yenilemeyi ve şekillendirmeyi amaçlayan güvenli uygulamalardır. Botulinum toksin (botoks), dolgu, gençlik aşıları, mezoterapi ve lazerle cilt yenileme en popüler örnekleridir.
Botoks: Mimik kullanımına bağlı oluşan dinamik kırışıklıkları (alın, göz çevresi vb.) kasları geçici olarak gevşeterek hafifletir.
Dolgu: Yaşla birlikte azalan hacmi geri kazandırmak, derin kırışıklıkları doldurmak veya hatları belirginleştirmek (dudak, çene, elmacık kemiği) amacıyla kullanılır.
Hayır, işlemler oldukça konforludur. Uygulama öncesinde bölgeye lokal anestezik kremler sürülerek cildin uyuşması sağlanır. Ayrıca kullanılan birçok enjektör veya cihaz sistemi kendinden ağrı azaltıcı teknolojilere sahiptir.
Evet, medikal estetik uygulamalarının en büyük avantajı "öğle arası estetiği" olarak adlandırılmalarıdır. İşlem sonrasında hafif bir kızarıklık veya küçük morluklar oluşabilir ancak bunlar makyajla kolayca kapatılabilir ve sosyal hayatınızı etkilemez.
Hayal ettiğiniz taze ve dinamik görünüm için aklınızdaki tüm soruları yanıtlamaya hazırız; bize dilediğiniz an ulaşabilirsiniz